|
|
PUSULA |
|
|
|
KIDEM TAZMİNATI NEDİR /NASIL HESAPLANIR / NASIL HAK EDİLİR
TASARRUF TEŞVİK ( NEMALAR ) İLE İLGİLİ SORULARA YANITLAR
SORULARINIZA CEVAPLAR - 4
Kimden : nursen dindar Konu : EMEKLİ MAAŞI Tarih : 09/14/2003 16:08
Merhabalar Erol Bey
Ben öncelikle siteniz için sizi tebrik ediyorum.Benim
sorum şu. Annem babamdan dolayı emekli sandığından dul
maaşı ,dedemden dolayıda ssk dan maaş alıyor.Bu yasal
mı ? Eğer değilse ne yapmamız gerekiyor?
Saygılarımla
Nurşen DİNDAR
Sayın Dindar ...
Mektubunuzda hassas bir yapınız olduğu görülüyor. Ancak üzülecek bir durum söz konusu bulunmamaktadır. Annenizin her iki kurumdan maaş alması yasal . Ancak bu yasallık annenizin evlenmesi halinde son bulur. Bu haklardan yararlanması için sadece dul kalması lazımdır. Eğer siz de bekarsanız babanızdan yetim maaşı alabilirsiniz.
Yalnız anneniz bu kurumlardan sadece bir tanesinin sağlık hizmetlerinden faydalanır. İki kurumdan sağlık hizmeti alması kesinlikle yasaktır. Böyle bir durumda kendisine kamu davası açılır
Bir nokta daha var. Her iki kuruma bu durumu bildirmenizde yarar var , sanırım.
Bilindiği üzere ülkemizde kanunla kurulu üç sosyal güvenlik kurumundan en eskisi Emekli Sandığı’dır. Bu Sandıktan sonra kurulan SSK ve Bağ-Kur’u, 5434 Sayılı T.C. Emekli Sandığı tanımamakta ve onları sosyal güvenlik kuruluşu olarak görmemektedir. Bu nedenle de eğer bir kadın (dul yada bekar) SSK ya da Bağ-Kur emeklisi olduğu halde, vefat etmiş Emekli Sandığı iştirakçisi ana veya babası nedeniyle yetim aylığı için başvursa derhal kendisine yetim aylığı bağlanmaktadır. Bu meyanda T.C. Emekli Sandığı kendisinden başka sosyal güvenlik kuruluşu tanımamakta sadece memur olarak sandık iştirakçisi olanların aylıklarını kesmektedir. Zira, 5434 Sayılı Kanun’da SSK ve Bağ-Kur esamisi bile okunmadığı gibi, diğer sosyal güvenlik kuruluşu ibaresi sadece sağlık yardımlarını kesmek için 1999 da Yaşar OKUYAN zamanında konulmuştur.
Selamlar
Kimden : "Deniz" Konu : merhaba Tarih : 09/03/2003 17:20
Sayın Erol KARA
Öncelikle böyle bir site hazırladığınız için size çok teşekkür ediyorum. işyerimde 1999 mayıs ayında sekreter olarak çalışmaya başladım. Sigortam ise 1999 ekiminde başlamış. 2002 temmuzundada işten çıkarıldım. sigortasız çalıştığım dönemi tazminat hesapları sırasında öğrendim ve bu sürenin tazminatını alamadım. o sıralarda danıştığım kişiler dava açarak tespit yaptırabileceğimi söylediler. bende 2002 ağustosunda dava açtım ve bu güne kadar 3 duruşmam oldu ama kayda değer hiçbir gelişme olmadı. Elimde sigortasız çalıştırıldığım dönemde aldığım iki, üç aylık maaş tediye makbuzlarının fotokopileri var. Dava açarken bunların kazanmam için yeterli olacağına dair bilgiler aldım açıkcası buna güvenerek dava açtım. ama şimdi bu belgelerin yeterli olmadığı şait bulmam gerektiği tarzında şeyler söyleniyor. benimle aynı tarihlerde çalışan insanlar hala orda çalışıyor ve ben onları şait göstermek istemiyorum. Yine benimle aynı tarihte işten çıkarılan bir arkadaşımda aynı durumda ve oda dava açtı. birinci sorum bu arkadaşım beni şahit gösterebilirmi. eğer o davayı kazanırsa ben bunu örnek gösterebilirmiyim bu davayı kazanmak için yapabiliceğim başka bir şey varmı, dava daha ne kadar sürer
Son olarak da kazanmam veya kaybetmem halinde nelerle karşılaşırım. Şimdiden çok teşekkür ederim. iyi çalışmalar
Saygılarımla
Deniz AYNA
Sayın Ayna
Aslında yargıya intikal
eden bir konu hakkında yazılar yazmak doğru değildir. Davayı avukatlı açıp
açmadığınızı belirtmemişsiniz. Avukatınız varsa bu konuda da konuşmamız
doğru değildir. Aslında beş ay için tazminat açmanızı da anlamış değilim.
Bu
şartlar altında değmezdi. İşe girerken sigortanızı takip etmemeniz ,
sigortasız çalıştığınızı SSK'ya bildirmemeniz de sizin için suçtur.
Hatta size üzülerek belirtmem gereken
bir konu da var. SSK primlerinin işçi tarafından ödenmesi gereken bir kısmı
işveren tarafından işçi adına ödenir.( madde 72 - 73 ) İşveren suçlu da olsa dese ki ben
kendi payıma düşeni öderim. Geri kalana karışmam derse sizin de SSK tarafından
cezalandırılmanız mümkün.
Aklınızda olsun
mahkemelerde kanıt için fotokopilere rağbet edilmez. Hatta video kasetler
bile fazlaca dikkate alınmıyor.
Eski işyerinde çalışan
arkadaşlarınızın size şahitlik edeceğini de hiç sanmıyorum. Çünkü
kimse bir başkası için ekmeğinden olmak istemez.
Arkadaşınızın sizi şahit gösterip göstermeyeceğini ona sormanız lazım.
Kanunda iş
mahkemelerinde tazminat davalarının iki ay içinde bitirilmesi öngörülmüşse
de 2 yıla kadar uzayabilir. Kazanırsanız en yüksek faiz değeri ile
hesaplanarak hakkınızı alırsınız.
Bol şanslar
From : fatma ozgur Subject : acil yardım Date : Mon, 1 Sep 2003 13:47:19 -0700 (PDT)
Erol bey merhabalar,
öncelikle işlerinizde kolaylıklar dilemek isterim.
Sizden öğrenmek istediğim birkaç konu var. Yardım eder ve yönlendirirseniz
çok memnun olacağım.
Konu şöyle :
Özel bir bankada çalışan kimse 26/08/2003 tarihinde İş kanununun 25/II-e
maddesi gereğince tazminatsız ve
bildirimsiz olarak işten çıkarıldı.Yaklaşık 5 yıldır orda çalışıyordu.
Bu zamana kadar sorunsuz olarak çalışmıştı. Şimdi haksızlığa uğradığını
düşünüyor.
Size sorularım şöyle :
-Tazminatını alamadı
-İşsizlik sigortasından faydalanabilir mi,bu konuda da işyerinden olumsuz
yanıt verildi,
-Dava açılsa kazanma şansı var mı(tazminat ve maddenin değiştirilmesi
konusunda)
-Bundan sonraki kamu veya özel işyerlerinde çalışmak isterse,bu maddeye
istinaden olumsuz yanıt alınır mı,
bundan işyerlerinin haberi olur mu?
Cevap verebilirseniz çok memnun olurum. Zor durumdayız. Çok teşekkür
eder ve kolaylıklar dilerim.
Saygılarımla,
Sayın ÖZGÜR
Arkadaşınızın çıkartılması gerekçesi olarak gösterilen ve sizin de inceleyebileceğiniz gibi 4857 sayılı İş kanununun 25/II. maddesi şöyledir. " Ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan haller ve benzerleri:
Şimdi bu kanun maddesinin hangi fıkrasına göre arkadaşınızın hangi gerekçeyle çıkartıldığını bilmek gerekmektedir. Buna göre karar verilebilir Öte yandan aynı kanun " İşçi feshin yukarıdaki bentlerde öngörülen sebeplere uygun olmadığı iddiası ile 18, 20 ve 21 inci madde hükümleri çerçevesinde yargı yoluna başvurabilir." diyerek mağdur işçinin yargı yoluna gitmesinin önünü açmıştır. Yine aynı kanun " Bu haller sebebiyle işçi yahut işverenden iş sözleşmesini yukarıdaki fıkrada öngörülen süre içinde feshedenlerin diğer taraftan tazminat hakları saklıdır." diye belirtmektedir. Buraya kadar kanun hükümlerine göre sizin olayınıza bakarsak ;
Sanıyorum , size yardımcı olabildim.
From: Murat Sent: Thursday, August 28, 2003 12:47 PM Subject: ssk prim ödemeleri
Merhaba,
Ablam benden dışarıdan ssk prim ödemeleri yapılarak
emikli olup olamayacağımı araştırmamı istedi. Bende internetten sizin
sitenizi buldum. Ablam belli bir süre çalıştı ve sonra çalışmayı bıraktı.Sigortası
çalıştığı dönemlerde yapılmış olabilir. Üzeri tamamlanarak emekli
olabilir mi?
Yardımlarınız için şimdiden teşekkürler,
Selamlar
Sevgili Murat...
Ablanız en yakın SSK bölge
Müdürlüğüne müracaat ederek sigortasına kaldığı yerden devam eder. Ve şartlar
yerine geldiği zaman da emekli olur. Bu konuda gerekli
bilgileri www.ssk.gov.tr adresinden
sigortalı bahsinden teferruatlı şekilde öğrenebilirsiniz. Aşağıda da
bu konuda bilgi yer almaktadır
sağlıcakla kalın.
ISTEGE BAGLI SIGORTA
Emekli Sandigi, Bag-Kur ve Diger Sandiklarla Sosyal Sigortalar Kurumuna tabi
olarak çalışmayan ve buralardan aylık almayanlardan sigortalı olarak tescil
edilmiş bulunan herkes istedigi takdirde istege baglı sigortaya devam
edebilirler.
Isteğe baglı sigortaya girmek isteyenlerin bulundukları yerdeki sigorta müdürlüğüne
dilekçe ile (Ek 5) başvurmaları yeterlidir. Bu dilekçenin Kurum kayıtlarına
geçtiği tarihi takip eden aybaşından itibaren isteğe baglı sigortaya girmiş
olurlar.
01/04/2001 tarihinden itibaren isteğe baglı sigortaya ödenmesi gereken en düşük
prim 42.000.000 TL, en yüksek prim ise 210.000.000 TL’dir. Prime esas günlük
kazancın artması halinde ödenecek prim tutarları da buna bağlı olarak yükseltilmektedir.
İsteğe bağlı sigortaya devam edecek kimse, prime esas kazancın alt ve üst
sınırlarına göre hesaplanan asgari ve azami prim tutarları arasında olmak
kaydıyla istediği miktar üzerinden sigorta primini öder. İsteğe bağlı
sigorta primi, tahsilatı yapan banka şubelerine hangi aya ait olduğu da
belirtilmek suretiyle defaten yatırılır.
Süresi içinde ödenmeyen primler, ödendiği tarihe kadar hesaplanacak gecikme
zammı ile birlikte sigorta/sigorta il müdürlüklerince tahsil edilir.
İsteğe bağlı sigortaya devam etmekte iken Kurumumuza veya diğer sosyal güvenlik
kuruluşlarına tabi çalışmaya başlanıldığı tarihten itibaren isteğe bağlı
sigortalılığın sona erdirilmesi gerektiğinden, Kurumumuza veya diğer
sosyal güvenlik kuruluşlarına tabi olarak çalışılmaya başlandığının
derhal Kurumumuza bildirilmesi gerekir. Çalışmanın sona ermesi halinde,
tekrar isteğe bağlı sigortaya devam edebilmek için Kuruma dilekçe ile
yeniden başvurulması gerekir.
İsteğe bağlı sigortanın sona erdirilmesinin yazılı olarak istenmesi
halinde, isteğe bağlı sigortalılık primi ödenmiş son ayın bitiminden
itibaren sona erdirilir.
İstenildiğinde Kurumumuza ibraz edilmek üzere ödenen primlere ait makbuzların
saklanması, yazışma adresinde meydana gelecek değişikliklerin sigorta müdürlüğümüze
bildirilmesi gerekir. İsteğe bağlı sigortaya devam edenler ile bunların hak
sahipleri isteğe bağlı sigortalılık süresince sağlık yardımlarından
yararlanamazlar.
Kimden : Eda Çakmak Konu : Merhaba Tarih: 08/27/200311:15
Erol bey Öncelikle, merak ettiğim herşeyi öğrendiğim, kolay anlşaşılır bir site hazırladığınızdan dolayı çok teşekkür ederiz.
Beni sormak istediğim şudur,
Şu anda çalışmakta olduğum Uluslararası nakliye firması 12 ortaklı bir firma. Ortaklarımızın tamamı 25 yıllık nakliyeci ve faliyetlerine devam ediyorlar.Biz Gat Logistik adında kurulan firmada 5 kişi çalışıyoruz.Firma ortaklarının uyumsuzluğu ve bütçe zararda diye iki kişinin işine 31.08 de son veriyorlar. Ben Mart 1'den beri brüt ücretim olan 604.675.506 Tl üzerinden sigortalıyım.Ve şirketimizin kestiği faturalara göre şirket iflasta değil. Ama ihbar tazminatı vermiyorlar. Bu durum da hakkım nedir. Bunu nasıl ispatlayabilirim. Zarar gösterebilmesi için şirketin ne yapması gerekiyor du. Lütfen yardım edermisiniz..
Saygılar sunuyorum..
Sayın Çakmak ...
Firmanız ne durumda olursa olsun sizi işten çıkartacağı zaman tüm haklarınızı vermek zorundadır. Elinizde bordrolar ya da SSK tasdikli bordrolar var ise maaşınızı ve çalıştığınız günleri ispat edebilirsiniz. Hakkınızı alamıyorsanız en yakın Bölge Çalışma Müdürlüğüne müracaat etmeniz gerekecektir. Firmanızın zarar göstermesi sizi bağlamamamaktadır.
Selamlar
Kimden : "hayati.coban"Konu: Kidem tazminatinin gecilecek sirketteki durumu.Tarih:08/26/2003 23:31
Merhaba,
Kusura bakmayin, sitenizi zaman zaman ziyaret ediyordum. Insanin basina gelmedikce soru sormuyormus. Bilgilerinizden dolayi tesekkuru borc biliriz
Ben yabanci bir sirkette 6 yil 11 ay 15 gundur calismaktayim. Su siralar isci cikartmaya basladilar. Bir arkadasimizi ingilizce bilmedigi gerekcesi ile isten cikardilar. Sahsimla ilgili cikartilma surecini beklemekteyim. Bana teklif edilen sistem, burada ise devam etmem, fakat taseron firmada ssk li gozukmem.Bu asama isten atilma seklinde degil de benim istifam seklinde bir duzenle yapilacak. Buraya kadar tamam, iyi guzel fakat bu durumda kidem tazminatimi sordugumda gittigim sirketten alabilecegim bildirildi.
Bu durumda nasil bir tutum almaliyim? Gececegim sirketle bu konuda yazili bir anlasma yapmalimiyim, yoksa duzen boylemidir? Kidem tazminatim diger sirkette devam etmesi gibi bir hakkim sozkonusu mudur?
Ayrca emeklilik yasim 45. Bu sure icin 3 yilim var. Fakat 5000 isgunu olan sayiyi doldumus bulunuyorum. Fakat bu durumda emeklilik icin de birsey elimizden gelmiyor anlasilan.
Boyle bir duzen icinde nasil davranilmasi uygun olurdu?
Cevaplariniz icin simdiden tesekkurler
Saygi ve sevgilerimle,
Hayati coban
Sayın Çoban...
Firmanız bir başka firmaya sizi gönderse ya da el değiştirip unvan ve işveren dahi değişse sizin o firmada çalıştığınız süre içerisindeki kıdem ve ihbar tazminatlarınızı devir sırasında vermek zorundadır. Ancak devreden ve devir alan firma sahipleri yaptıkları sözleşmede çalışan işçilerin bu tür haklarını da devrettiklerini yeni işverenin bundan sorumlu olacağını yasal düzenlemelerle belirtirse sizin tüm haklarınız yeni işverene geçer. Bu konudaki yazılarımızı Bu konuda daha fazla bilgi için KIDEM TAZMİNATI NEDİR NASIL HAK EDİLİR başlıklı yazımızı okuyunuz EĞER İSTİFA EDERSENİZ tüm haklarınızdan feragat etmiş olursunuz. Hiç bir surette bir hak talep edemezsiniz. İş Kanununa göre işveren ve işçi arasında mutlak surette yazılı iş akdi uygulanmak zorunluluğu vardır.
"Düzen böyle midir " sorunuzun cevabı geniş kapsamlı bir kitap yazmamıza vesile olacağından yanıtsız bırakıyorum :)
Tavsiyemiz firmanızla anlaşıp kıdem tazminatınızın yeni işverence ödenmeyeceği kesin belli ise talep etmenizdir. Eğer aranızda anlaşma sağlanamıyorsa en yakın Bölge Çalışma Müdürlüğüne müracaat etmenizdir..
Selamlar.....
Kimden : Göknur Murathan Konu : özelleştirme Tarih : 08/21/2003 15:07
Merhaba Erol Bey,
Ben BOTAŞ'ta 1996 da kapsam içi (1475 sayılı iş yasasına bağlıyım) memur olarak işe başladım. Daha sonra eş durumu nedeniyle Botaş ın Bursa işletme müdürlüğüne tayin oldum . Doğalgazın özelleştirilmesi nedeniyle BOTAŞ Bursa işletme müdürlüğü Bursagaz A.Ş.genel müdürlüğüne dönüştü . BURSAGAZ A.Ş özelleştirildiğinde durumum ne olacak.
şu açıdan soruyorum
Ben işe BOTAŞ ta başladım ve benim isteğim dışında işletme müdürlüğü Bursagaz A:.Ş oldu. Ben hale Botaşın elemanı mıyım yoksa bu yeni şirketin elemanı mıyım. Tayin olmasaydım işten çıkarılma gibi bir sorunum olmayacaktı.
Fakat şu anda böyle bir sorunla karşı karşıyayım.Yasal haklarım nedir?
Saygılarımla
Sayın Murathan ....
Firmanın değişmesi ile birlikte siz de diğer firmaya giriş yaparken ilk kez işe girmiş biri olarak hizmete başlamış olursunuz. Bu demektir ki eski firmanızdan çıkışınız yasal prosedür ne şekilde ise öyle yapılmalıdır.
Eski firma yeni firma ile anlaşıp sizleri devrederken yeni iş vereniniz tüm haklarınızın sorumluluğunu aldıysa işten çıkartılma durumunda tüm haklarınız yeni işveren tarafından eğer böyle bir durum söz konusu değil ise haklarınız her iki firma tarafından ödenecektir.
Bu konuda daha fazla bilgi için KIDEM TAZMİNATI NEDİR NASIL HAK EDİLİR başlıklı yazımızı okuyunuz
From: "serafettin gulcu" <sgulcu25@hotmail.com>
Date: Sat, 16 Aug 2003 07:58:38 +0000
merhaba;
sormak istediğim ihbar ve kıdem tazminatında gelir vergisi kesilirken % oranı personelin ücretinden kesilen verginin matrahı
üzerinden mi yoksa sadece ihbar ve kıdem tazminatı brütüne göre mi
kesilir.
şimdiden teşekkür ederim.
Sayın GÜLCÜ
Her iki tazminat hesaplanırken damga vergisi brüt tazminat üzerinden kesilir
İyi çalışmalar dileriz
Not : Daha geniş bilgi için burayı tıklayınız
Kimden: hasan avcı Konu: çalışma sistemi Tarih: 08/11/2003 12:15
Hayırlı günler dileğiyle
bir aydan bu yana konuyla ilgili bulabildiğim tüm sitelerde araştırdım ancak sorumun cevabını bulamadım.iş kanunu ve mevzutını araştırdım sonuç yok
size sormak istediğim,vardiyalı çalışma sistemi ile ilgili.postalar halinde çalışmayla ilgili tüzük de sorumun cevabı değil.
postalar üçer günlük.şöyle ki:
1.gün 08.00/16.00 2.gün 08.00/16.00 3.gün 08.00/16.00 4.gün 16.00/24.00 5.gün 16.00/24.00 6.gün 16.00/24.00
7.gün vardiya dönüm izini
8.gün 00.00/08.00 9.gün 00.00/08.00 10.gün 00.00/08.00
11.gün hafta tatili
bu çalışma sistemi yasal mı?on birinci gün hafta tatili yapılmakta .burada vardiya dönüm izini hafta tatili olarak sayılabilir mi?çünkü altıncı gün sonunda 24 saatlik bir boşluk olmakta.ayrıca hafta tatili yaptırılmadan (karşılığı ödenmek kaydı ile )belirsiz süre çalıştırılabilinir mi?kanuna göre bir yövmiye fazla ödenir , iki yövmiye fazla ödenerek aylarca ya da yıllarca hafta tatili yaptırılmadan çalıştırılabilinir mi? bu konuda beni aydınlatırsanız çok sevinirim.şimdiden ilginize çok teşekkür ederim.saygılar.
Sayın Avcı
Mektubunuzu bir kaç kere okuduk. Net olarak ne sorduğunuzu anlayamadıysak bile ,anladığımız kadarıyla size faydalı olmaya çalışalım.
Vardiya saatlerinizde anormal bir durum yok. Hepsi 8 saat... 7. gün sonunda verilen vardiya dönüm izni olarak isimlendirilmişse de haftalık tatil olarak kayıtlara geçer. Çünkü hem 24 saat ve hem de 7. gün verilen bir izin günü. Siz 11. günü hafta tatili olarak beyan ediyorsunuz ama bu resmen 11 günlük çalışma döneminde 2 gün tatil demektir. Ayda 6 gün tatil yapmaktasınız. Bunun kanunsuz bir durumu görülmemektedir.
Hafta tatili yapılmadan belirsiz bir süre çalıştırılması diye bir kavram yasalarda mevcut değil. Her işçi haftanın bir günü izinli sayılmak zorundadır. Yeni İş Kanununda da bu izin günü işverence seçelecek her hangi bir gün olabilir , diyerek işverenlere verilen bir hak oldu. İş yasası fazla çalışmayı da belirli bir çer.eve içine sokmuştur. Bunun için iş Kanununda gerekli bilgilermevcuttur.