|
|
PUSULA |
|
|
|
KIDEM TAZMİNATI NEDİR /NASIL HESAPLANIR / NASIL HAK EDİLİR
TASARRUF TEŞVİK ( NEMALAR ) İLE İLGİLİ SORULARA YANITLAR
SORULARINIZA CEVAPLAR - 7
babamın problemleri için babanızın (yada kardeşinizin--kusura bakmayın) e-mail adreslerine tasarruf teşvikle ilgili soru gönderdik..ama yaklaşık 5-6 aydır sitenizde bir hareket yok.eğer aktifse ricam babamın bu sornuna yanıt verilmesi.erol kara bey ilgilenirse sevinirim..tşk.
| Kimden: serkancelimli <serkancelimli@mynet.com> |
| Gönderilme Tarihi: 07 Ocak 2005 Cuma 19:27:14 |
| Kime: " |
|
Öncelikle saygılarımı sunarım.Danışma konulaında bilgi edinme
şansım varmı bilmiyorum ama yüksek bilgilerinizden faydalanmak
istiyorum.Sorunum 2000 yılının aralık ayında daha
önce geçirmiş olduğum bir ameliyat nedeni ile % 40
özürlü raporu aldım.Daha önce Belediyeye bağlı bir şirkette şirket
elemanı olarak çalışmakta idim.Belediye başkanının değişmesi sonucu
sözleşmelerimiz iptal edildi.Daha Sonra belediye geçici işçi alımı
gerçekleşti.Bu dönemde iş kurumuna yağtırmış olduğum kayıtta normal
statü ile geçtiğim için Belediyeye normal işçi olarak 2001
Şubat ayında işe başladım.Yaklaşık iki senedir geçici işçi
olarak çalışmaktayım.Ancak elimde bulunan özürlü raporundan
faydalanmak istiyorum.Yasal olarak normal statü ile işe başlamamam
gerekirdi ama işçi bulma kurumu kayıtlarına o zaman için
raporu tahminim atladı veya hata yaptı.Rapor tarihim ile işe
başlamam süresi arasında 2,5 ay gibi bir süre
var.Özürlü olarak başvuru yapsaydım işe girme şansım çok azdı ama
normal statü ile girdiğim için daha çalışmışlığım olması sebebiyle
bir şekilde işe başladım.
Sonuç olarak elimdeki rapor tarihi benim işe başlama
tarihinden önce ve şu anda normal statüde çalışıyorum. Şu anda bu
raporu nasıl kullanabilirim bana ne gibi fayda veya zararı
olabilir.Çalışırken raporu sunduğum zaman işten çıkarma riski
varmı.Geçici işçi statüsü olduğu için riske girmek istemiyorum.İşKurumuna
danışmak en doğrusu ama rapor tarihim işe giriş tarihinden önce
olduğu için bunada cesaret edemiyorum.Özür dileyerek bu konu
hakkında nasıl bir yol izleyebilirim. Yüksek bilgilerinizden
faydalanmak ve sizden yardım almak istiyorum çok teşekkür
ediyorum.
SERKAN ÇELİMLİ
05435779977
|
|
|
Kimden : fima Konu : ALINAMAYAN TTF Tarih : 25/08/2004 18:40
ADIM RESMİYE DEMİRSayın DEMİR
Paranızın olması için karta pek ihtiyaç duyulmuyor. Elinizdeki numara ile her hangi bir Ziraat Bankasına kimliğinizin aslı ve fotokopisi ile müracaat ettiğinizde adınıza tahakkuk eden paraları alabilirsiniz. Eğer elinizde doküman yoksa bu ya işvereninizi TTF bedellerini ödememiştir ve ya ödemiştir de bunu kayıt altına aldırmamıştır.Bu nedenle Ziraat Bankası kayıtlarında görülmüyor olabilir.Hadi bunu çalıştığınız bir ya da iki firma yapsın. Firmalar kapansa da kayıtlarını en az 10 yıl süre ile tutmak zorundadır. Çalıştığınız firmaları arayarak bulun. Yetkilileriyle görüşün. .
Kimden:bayirleyali Konu: Tazminat Tarih:25/08/2004
Erol Bey Merhaba, Sitenizin müdavimlerinden birisi olarak kendim ve arkadaşlarım adına yardımlarınızdan dolayı teşekkür ederim. -------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------- 08/04/1987 tarihinde işe girdim Ekonomik kriz nedeniyle işyeri 12/08/2000 yılında üretimi durdurdu. 12/08/2000 ile 06/11/2000 tarihleri arasında ileriki yıllara ait (2001-2002-2003) yıllık izinler kullandırıldı. (Herhangi bir izin belgesine imza atılmadan) 25 Mart 2001 tarihinde ihtarname çekerek haklarımın ödenmesi talebinde bulundum. Tebligat alındı fakat herhangi bir ödeme yapılmadı. İşverenin daveti üzerine tekrar işime döndüm fakat işe giriş tarihi olarak kayıtlara 25/03/2003 olarak kaydedildi ve SSK girişim bu tarihten yapıldı.Halen bu firmada çalışıyorum fakat geçmiş döneme ait haklarımın ödenmesi için dava açmak istiyorum. İhtar çektiğim dönem için tazminat alabilirmiyim.İşe dönmeyen arkadaşlar açtığı davayı kazandı ve Firmanın faaliyetlerini durdurduğu yargı kararı ile tescillendi. Artık bu firmada çalışmak istemiyorum ayrılacağım fakat geçmişe yönelik haklarımıda kaybetmek istemiyorum.Çalışır iken önceki çalışma dönemi için tazminat talep edebilirmiyim. Değerli önerilerinizi bekler sizden gelecek tavsiyeler doğrultusunda hareket etmek için sabırsızlıkla bekliyorum. İlgi ve alakanıza teşekkür eder çalışmalarınızda başarılar dilerim. Ali BAYIRSayın Bayır
Daha önce ihtarname çektiğiniz için o dönemdeki haklarınız alabilirsiniz. Bunun için bir avukata durumunuzu ve elinizdeki dokümanları vererek dava açtırabilirsiniz. Ama şu yolu da izleyebilirsiniz. Bölge çalışma Müdürlüğü sonra mahkeme yolu . Olur ki müfettişler yardımıyla da tazminatlarınızı alabilirsiniz.
Kimden: KUBILAY AKGÜL Gönderilme Tarihi: 23 Ağustos 2004 Pazartesi 11:28:44 Konu: İŞVERENLE OLAN UYUŞMAZLIK..
MERHABA EROL BEY BEN BİR İŞYERİNDE KORUMA VE GÜVENLİK GÖREVLİSİ OLARAK ÇALIŞMAKTAYIM 4 YILDIR ÇALIŞMAKTA OLDUĞUM İŞYERİM BENİ BAŞKA BİR KURUMA GÖNDERMEK İSTİYOR BENSE GİTMEK İSTEMİYORUM BU DURUMDA NE YAPMAM LAZIM İSTEMEDİĞİM HALDE BENİ BAŞKA KURUMA VEREBİLİRLERMİ. ŞUDA VAR ŞUAN Kİ ÇALIŞTIĞIM KURUMUN YÖNETİMİ İLE GÖNDERMEK İSTEDİKLERİ KURUMUN YÖNETİMİ AYNI FAKAT İKİ ŞİRKET BİRBİRİNDEN AYRI AYNI KİŞİYE AİT OLAN BU ŞİRKETE GEÇMEK İSTEMİYORUM BU NEDENLE BENİ İŞTEN ÇIKARTIRLARSA KANUNİ HAKLARIMI ALABİLİR SONRADA MAHKEMEYE VEREBİLİRMİYİM ? VERİRSEMDE KAZANA BİLİRMİYİM ? CEVABINIZI BİRAN ÖNCE YAZARSANIZ SEVİNİRİM BU HAFTA İÇİNDE DURUMUM KESİNLEŞECEK BENDE ONA GÖRE POZİSYON ALMAK İSTİYORUM...İYİ ÇALIŞMALARSayın Akgül
4857 sayılı yasa Madde 7 de belirtildiği gibi işçi aynı işverene ait başka kuruluşlarda ya da alt işveren olarak belirlenen yerlerde geçici iş ilişkisi altında çalıştırılabilir. Ola ki işçinin kişilik ve konumunu zedeleyecek bir durum söz konusu olmaksızın.
Kısaca işverenin bir başka kurumunda çalıştırması sizin işten ayrılmanızı haklı kılmaz. Çalışmak zorundasınız. Yalnız bu tebliği yazılı almanızda fayda var. Zaten haklı sebepten iş akdini fesh etme maddeleri sayılırken böyle bir durumdan söz edilmiyor
Kimden : bayirleyali" Konu : Danışma Tarih : 19/08/2004 0:30
Sayın Erol Bey,
İş Hukuk konusundaki bilgi ve deneyimlerinizden daha öncede istifade etmiştim. Sıkıntım ile ilgili aşağıda anlatmaya çalıştığı durumum ile ilgili olarak acilen yardımınıza ihtiyacım var.İlgi göstereceğinizi umut ederek saygılarımı sunarım.
Demir ve Çelik Üretimi yapan özel sektöre ait bir işyerinde 08/04/1987 tarihinde işe giriş yaptım. 2000 yılına kadar işçilikten başlayıp yöneticilik konumuna gelene kadar çalıştım ve 12 Ağustos 2000 yılında firmanın içerisine düştüğü maddi kriz nedeniyle üretime ara verildi.
12 Ağustos 2000- 06 Kasım 2000 arası yıllık izinlerimize sayılmak kaydı ile izinli gösterildik ve 6 Kasım 2000 tarihinde sonrada ücretsiz izine çıkartıldık. Bu gelişmeler sonrası yeni bir iş buldum ve işbaşı yaptım.Eski işyerime Noter kanalı ile 1475 sayılı iş kanunu 16.maddesi II.bendi “d”fıkrası ile aynı maddenin III.bendindeki ZORLAYICI NEDENLER sebebi ile işveren olarak yükümlülüklerinizi yerine getiremediğinizden dolayı İş Kanunu 18.maddesindeki Akti fesih hakkını kullanma öneli çerçevesinde Kıdem, İhbar, maaş, mesai ve ikramiye alacaklarımın hesaplanarak tarafıma ödenmesini istedim.
Yeni bulduğum işte çalışmaya devam ettim, tekrar iş değiştirdim bir başka firmada çalışmaya başladım. 20/03/2003 tarihinde ihtarname gönderdiğim işyeri tekrar faaliyete geçme hazırlıklarına başladığını ve iş başı yapmam için davette bulundu ve bende davete uyarak 25/03/2003 tarihinde işbaşı yaptım. Halen de çalışmaya devam ediyorum.
İşbaşı sonrası 2003 yılında sürekli avans mahiyetinde ücret ödendi ve açıklanan ücret ile aldığım avans arasındaki fark halen alacak olarak durmakta ve ödeme yapılmamaktadır. Düzenli olarak maaş ödemesi 2 aydır yapılmakta. Aldığım ücret tam olarak gösterilmeyip asgari ücret alıyor gibi gösterilerek prim yatırılıyor. Yıllık izin hakkımızın olmadığı 2000 yılında kullandığımız izinlerden dolayı borçlu olduğumuz söyleniyor. 2000 yılındaki izinlerden doğan alacaklarımız halen ödenmemiş olarak duruyor.
Tüm bu sebepler neden gösterilerek bir gurup arkadaşımız işten ayrıldı. Bende ayrılmak istiyorum
Çektiğim ihtarname nedeniyle işe giriş tarihim 25/03/2003 olarak kayıt altına alındı ve SSK’da bu şekilde görülmektedir.Geçmiş döneme ait herhangi bir tazminat ödemesi yapılmadı.
Bu bilgiler ışığı altında öncelikle 08/04/1987 ile 06/11/2000 tarihleri arası tazminat hakkımı kaybetmeden işten ayrılmak istiyorum. Nasıl bir yol izlememi tavsiye edersiniz.
Yardımlarınızdan dolayı şimdiden teşekkür eder, çalışmalarınızda başarılar dilerim.
Sayfanın devamındaki belgeler fabrikanın kriz döneminde tarafımıza yapılan tebilgatlar.
Saygılarımla,
Ali BAYIR
bayirali¶hotmail.com
Sayın Bayır
Sitemizin müdavimlerinden biri olarak tekrar merhaba... Mektubunuz fazlaca karışık.. Anladığımıza göre firma sizi tekrar işe alıyor. Geçmiş izinlerinizi kullandırmış sayıyor , ama geçmiş yıllar ait aylıklarınızı ödemiyor. fasılalarla da çalışmış olsanız bile aynı işveren geçmiş dönem kıdem tazminatını ödemediyse son ayrıldığınız tarihe kadar çalıştığınız günleri toplar , kıdeminizi son ücret üzerinden öder. Eğer daha önce kıdem aldıysanız bu kez son çalıştığınız dönem için kıdem alırsınız ki bir yılı geçmeniz gerekir.
Ayrıca sözünü ettiğiniz belgeler postada bulunmamaktadır.
Name: Ahmet TURAN August 18, 2004 22:25:46 (GMT Time) İstanbul
Merhabalar; Çalıştığım şirket büyük bir holding! Personel olarak yıllardır yapılan ve vageçmeye niyetlerinin olmadığı bazı haksız uygulamalara ilişkin haklarımız ve hareket tarzımızı öğrenmek amaçlı olarak bilginize başvuruyoruz. Şirketimiz bordrolarda maaşlarımızı tam göstermiyor.Ya asgari ücret üzerinden ya da aldığımız net ücreti brüt ücret gibi gösteriyor. Hizmet süresi 8.senenin içinde olan gruptaki biri olarak 3 defa giriş çıkış yapılmış.Son giriş çıkışı holdingin bir şirketinden diğerine doğru yapmışlar.Mayıs 2004'te!! Ancak bu tarihte ben yıllık izindeydim.Ve bana diğer arkadaşlara yaptıkları gibi bir kağıt imzalatmadılar.Ama benimde giriş çıkışım yapılmış durumda şu an. Yani benim için sahte imza veya hiç imzasız bir hareket yapılmış.Bu sahte imzanın işyeri açısından aleyhe ve benim lehime kullanılabilirliği varmıdır? Brodrolar tek nüsha olarak tanzim ediliyor ve o da işyerinde kalıyor.Bordrolarda aylık çalışmamız 30 gün ve 225 saat olarak görünüyor.Mesai ,pazar veya başka bir kalemde detay yok.Yani oralara boş! Kredi kartı almak bahanesiyle gerçek maaşımın gösterildiği yani net (615 milyon) bir İşçi Hesap Pusulası istedim.Kabul etmediler ve ısrar sonucunda 615 milyon brüt gösterdikleri bir hesap pusulası MART 2004 olarak düzenlediler.Şu an o belge bende.Ama aynı tarihe ait SSK kaydına göre 518 milyon gösterilmiş. Bu delil olarak yeterlimi? Giriş çıkış yaptığımız tarihlerde çalıştığımıza ilişkin nöbet çizelgeleri elimizde mevcut. Şimdi sorularımız şunlar.Bu soruların cevabı 87 kişi tarafından merak ediliyor dostlar. 1-Bunlar ışığında haklarımızı azami alabilmemiz için nasıl bir hareket tarzı belirlememiz lazım? 2-İşyeri bazen mahkemelerde işlerin çok çok uzun sürdüğünü söyleyerek o da mcbur kalırsa düşük bir taminatla göndermeye çalışıyor.Veya hiç vermiyor? Mahkeme ne kadar sürer? 3-Bizler bu oyunları örnek göstererek mahkemede başarılı olabilrmiyiz.Ve yeni iş bulana kadar işsizlik aylığı alabilirmyiiz.veya almak i3-Bizler bu oyunları örnek göstererek mahkemede başarılı olabilrmiyiz.Ve yeni iş bulana kadar işsizlik aylığı alabilirmyiiz.veya almak için ne yapmalıyız? 4-Tutacağımız avukatta ne gibi bir vasıf aramalıyız? Hepinize saygılamızı sunuyoruz Not: Hocam kusura bakma metni yazmıştık sığmadığı için 3 parça halinde buraya iletebildik.Başkasının imzasını taklit etmenin büyük bir suç olduğu kesindir. Zararınız varsa savcılığa suç duyurusunda bulunun. Holding bünyesinde işveren aynı görev durumunuz da değişmiyorsa bunda bir sorun yok. Yalnız giriş çıkış yapılıyorsa bu durumda eski haklarınızı almalıydınız.Bordroların bir nüshası çalışana verilmek zorundadır Gösterilen aylık çalışma saati yasaldır. SSK primi ile size verilen yazıdaki fark için SSK'ya suç duyurusunda bulunabilirsiniz. SSK bunun için dava açabilir. Sizin haklılığınızda SSK farkları sizin priminizde gösterir.
Mahkeme hakim ve avukatın iyiliğine ve bulunduğunuz savcılıkta işlerin ne kadar hızlı gittiğine bağlı. Bazen bir bazen iki yıl sürer. Ama kazanırsanız kaç yıl sürerse sürsün piyasadaki en yüksek resmi faiz oranında haklarınızı alırsınız.
Kesin belge yoksa varsayımlarla mahkemeler uğraşmaz. Elinizdeki dokümanlar resmi ve yazılı olmalıdır.Şahitler bile sizi yarı yolda bırakır.
Çıkartılmadığınız takdirde işsizlik tazminatı alamazsınız. Çıkartıldığınıza dair işveren İŞKUR adına belge düzenleyerek bildirmesi ve bir nüshayı size veriri. O belgeyle İŞKUR'a gidersiniz. Çıkartıldınız yine gidersiniz. İŞKUR işverene dava açar. (Geniş bilgi sayfalarımızda bulabilirsiniz )
Avukatınız iş hukukunda tecrübeli olursa daha iyi olur. Daha önce böyle davalara girip girmediğini , kazanıp kazanamadığını bilirseniz daha iyi olur. Genellikle mahkemeler mazlum olarak işçiyi görür
SORUNLARINIZI ZİYARETÇİ DEFTERİNE DEĞİL E-POSTAYA ATARSANIZ CEVAPLAMAMIZ DAHA KISA SÜREDE OLUR.
From: teoman ertok Sent: Tuesday, August 17, 2004 7:36 PMSubject: Cevabınıza istinaden gelişmeler.
Sayın; Erol bey, Daha
önce size yazmış olduğum sorunuma göstermiş olduğunuz ilgiden dolağı
sizlere teşekkür ederim.
Hatırlayacağınız gibi daha önceki sorunumda işverenin yaptığı kötü
davranışlar ve çalışma saatlerinin yasal olan süreden fazla olduğunu ve
tazminatımı alarak nasıl işten ayrılabileceğimi sormuştum. Cevabınızda
uzlaşma yoluna gidilebileceği aksi durumda biraz kurnazlık yapmak gerektiğini
söylemiştiniz. İnanın bunların hepsi bu işveren karşısında sonuçsuz
kalır ve dahası pisikolojik tedavi görmek zorunda kalırsınız. Ben bu süreç
içerisinde aynı işyerinde halen çalışmakta olup bütün bunlardan bıkmış
bir insan ile konuştum kısaca bana fazla çalışma yapmak zorunda bırakıldığım
konusunda şahitlik yapacak, o kişininde umudu bu vesile ile tazminatını
alarak işten atılmak.
Bu destekten sonra ve elimdeki diğer kanıt sayılabilecek güvenlik görevlilerine
çıkış saatimi gösteren bir kaç belge ile 06.Ağustos.2004 (Cuma) Günü çalıştığım
iş yerine avukatım ve noter aracılığıyla yazılı olarak fazla mesai çalışmalarımın
ödenmediğini gerekçe göstererek kanundan doğan hakkım ile iş akdimi fesih
ettiğimi ve bu durumdan dolayı hak ettiğim ücretlerin ve tazminatımın ödenmesini
istedim. Öğrendiğim kadarıyla bu yazı 11.08.2004(Çarşamba) Günü
ellerine geçmiş avukatım kendilerine bir gün süre tanımıştı bu süre
içerisinde cevap gelmediği için avukatım bu konuyla ilgili davayı
13.08.2004(Cuma) Günü açtı. İşverenimin şirket avukatları
13.08.2004(Cuma) Günü bana noter aracılığıyla bir yazı göndermişler bu
yazı bana 17.08.2004(Salı) Günü ulaştı. Yazıda benim bu şirkette idari
personel olarak çalıştığım ve bu yüzden fazla mesai gibi bir hakkımın
olamadığı ve bu konuda gayri ihtiyari bir şekilde haklı bile olsam bu
durumu 01.08.2004(Pazar) Günü fazla mesai ücretinin ödenmediğini bordromda
gördüğümü ve bu tarihten itibaren işverenime 6 gün içerisinde elinde
olacak şekilde itiraz etmediğimi bu yüzden benim fesih hakkımın geçersiz
olduğunu ve işverenimin 09.08.2004(Pazartesi) Gününden itibaren 3 günden
fazla mazeret göstermeksizin işe gelmediğimi ve 2 tanıkla bunu anıtladıklarını
ve işverenimin tek taraflı olarak iş akdimi fesih ettiğini ve bu konudan doğan
tazminat haklarının saklı olduğunu bildirmişler. Bende hemen avukatımı
arayarak durumdan haberdar ettim, bana korkulacak birşey olmadığını böyle
bir davranışı zaten beklediğini söyledi.
Benim sizden ricam yukarıda bahsettiğim gelişmeler ile ilgili endişe duymam
gereken birşey varmı. Şirket avukatlarının dediği gibi 6 gün içerisinde
işverenime ulaşmadığı için benim fesih hakkım ortadan kalkarmı, benim
idari personelde çalışıyor olmam fazla mesai kalsam bile mesai ücreti ödenmesine
engel ve çalışma süremin haftalık 45 saati geçmesi kanunen yasalmı.
Cevabınızı en kısa zamanda bekler çalışmalarınızda sabır ve başarılar
dilerim.
Saygılarımla;
Teoman ERTOK
Sayın ERTOK ; bir avukata sahip olduğunuz için size daha fazla yardımcı olmamız , avukatınızın işine karışmak ve müdahale etmiş olmak sayılacağından yardımlarımızı burada kesmek zorundayız.
Ama yine de son kez yardımcı olmak babıyla ;
Aynı işyerinde elan çalışan birinin şahitliği mahkemece kabul edilir. Ama yine de derim ki ben bugün kadar hiç tanık olmadım. Neyse her şeyin bir ilki vardır. Zaten avukatınız bu konuda size yardımcı olacaktır. Arkadaşınızın şahit olarak dinlenmesini de talep edebilir
Fazla çalışma saatlerinin ücretlendirilmesi konusunda yasa ayrım yapmamaktadır. Yasa böyle bir sınıflandırmayı dikkate almaz. Bakınız İş Kanunu Madde 41 - 42 - 43 - 44 - 45 -63 - 64 ....
Fesih bildirimine itiraz için 1 ay içinde dava açarsanız olayı mahkemede çözersiniz. deriz.
From: nocturama01