BU SİTELERİ ZİYARET ETTİNİZ Mİ

PUSULA
www.pusula.es.tt

EMEKLİ VE ÇALIŞANIN REHBERİ


ANA SAYFA

1 HAZİRAN 2006 DAN İTİBAREN ZİYARETÇİ SAYIMIZ

KIDEM TAZMİNATI NEDİR /NASIL HESAPLANIR / NASIL HAK EDİLİR

TASARRUF TEŞVİK ( NEMALAR ) İLE İLGİLİ SORULARA YANITLAR

 SORULARINIZA CEVAPLAR - 7 

babamın problemleri için babanızın (yada kardeşinizin--kusura bakmayın) e-mail adreslerine tasarruf teşvikle ilgili soru gönderdik..ama yaklaşık 5-6 aydır sitenizde bir hareket yok.eğer aktifse ricam babamın bu sornuna yanıt verilmesi.erol kara bey ilgilenirse sevinirim..tşk.

sizin sitenizin oku kısmına da not yazdım.ben de süper lise(yabancı dil ağırlıklı) 1. sınıf öğrencisiyim..

SORUNLARINIZ SORUNLARIMIZDIR. BİZE YAZIN

Kimden: serkancelimli <serkancelimli@mynet.com>
Gönderilme Tarihi: 07 Ocak 2005 Cuma 19:27:14
Kime: "
  Öncelikle saygılarımı sunarım.Danışma konulaında bilgi edinme şansım varmı bilmiyorum ama yüksek bilgilerinizden faydalanmak istiyorum.Sorunum 2000 yılının aralık ayında daha önce geçirmiş olduğum bir ameliyat nedeni ile % 40 özürlü raporu aldım.Daha önce Belediyeye bağlı bir şirkette şirket elemanı olarak çalışmakta idim.Belediye başkanının değişmesi sonucu sözleşmelerimiz iptal edildi.Daha Sonra belediye geçici işçi alımı gerçekleşti.Bu dönemde iş kurumuna yağtırmış olduğum kayıtta normal statü ile geçtiğim için Belediyeye normal işçi olarak 2001 Şubat ayında işe başladım.Yaklaşık iki senedir geçici işçi olarak çalışmaktayım.Ancak elimde bulunan özürlü raporundan faydalanmak istiyorum.Yasal olarak normal statü ile işe başlamamam gerekirdi ama işçi bulma kurumu kayıtlarına o zaman için raporu  tahminim atladı veya hata yaptı.Rapor tarihim  ile işe başlamam süresi arasında 2,5 ay gibi bir süre var.Özürlü olarak başvuru yapsaydım işe girme şansım çok azdı ama normal statü ile girdiğim için daha çalışmışlığım olması sebebiyle bir şekilde işe başladım.
              Sonuç olarak elimdeki rapor tarihi benim işe başlama tarihinden önce ve şu anda normal statüde çalışıyorum. Şu anda bu raporu nasıl kullanabilirim bana ne gibi fayda veya zararı olabilir.Çalışırken raporu sunduğum zaman işten çıkarma riski varmı.Geçici işçi statüsü olduğu için riske girmek istemiyorum.İşKurumuna danışmak en doğrusu ama rapor tarihim işe giriş tarihinden önce olduğu için bunada cesaret edemiyorum.Özür dileyerek bu konu hakkında nasıl bir yol izleyebilirim. Yüksek bilgilerinizden faydalanmak ve sizden yardım almak  istiyorum çok teşekkür ediyorum.
                                                                                              SERKAN ÇELİMLİ
                                                                                               05435779977


 

SORUNLARINIZ SORUNLARIMIZDIR. BİZE YAZIN

SEVGİLİ EROL BEY,

1999 YILINDAN BERİ BİR ÖZEL ŞİRKETTE ÇALIŞIYORUM.ANCAK;2001YILINDA ŞİRKET EKONOMİK KRİZE GİRDİ VE YÖNETİM KAYYUMA BIRAKILDI.
2003 YILINA GELİNDİĞİNDE BÖLÜM MÜDÜR OLARAK ATAMAM YAPILDI FAKAT;DAHA ÖNCE BİRLİKTE ÇALIŞTIĞIM ARKADAŞLAR İŞTEN ÇIKARILDI.1999 YILINDAN BU YANA SADECE 1 KERE%20 LİK ZAM ALDIM.TERFİ ALDIĞIMDA BİLE ZAM YAPILMADI.
SORUM ŞU:
2004 YILI İTİBARİYLE SÖZLÜ OLARAK PASİF GÖREVE ATANDIM VE YİNE EKONOMİK KRİZ BAHANE EDİLEREK ZAM YAPILMADI.BUNA KARŞIN BÖLÜMÜME YENİ 5 KİŞİ YÜKSEK ÜCRETLERLE ATANDI.BU DURUM KARŞISINDA YASAL HAKLARIMLA AYRILMAK İSTEDİM AMA KABUL ETMEDİLER.(İŞE YENİ ALINAN PERSONELİN EĞİTİM-TECRÜBE VE MESLEKİ BİLGİLERİ BENDEN KÖTÜ FAKAT İKİ KATIM MAAŞ ALIYORLAR;ŞİRKET EKONOMİK KRİZDE BÖYLE BİR PERSONEL ALIMINI NASIL YAPIYOR ?)
BEN %20 LİK ZAM ARTIŞINI AÇIKTAN (BORDRO DIŞI) ALIYORUM.AYRICA BİRİMİMDE SİGORTASIZ ELAMAN ÇALIŞTIRILMAKTADIR VE YİNE BENİM BAĞLI BULUNDUĞUM BÖLÜM BİR LTD. ŞİRKET KURULARAK ORAYA DEVREDİLDİ.(DEVİRLE İLGİLİ PERSONEL ONAYI ALINMADI)
BU YAZDIKLARIM DOĞRULTUSUNDA KANUNİ YOLLARDAN MAAŞ ZAMMI TALEP EDEBİLİRMİYİM ? HAKLARIMI ALABİLECEK ŞARTLAR DOĞUYOR MU ?
 
İLGİNİZE TEŞEKKÜR EDERİM.SAYGILAR
 
MURAT EYLEM

SORUNLARINIZ SORUNLARIMIZDIR. BİZE YAZIN

From: akeskin9
To: erolkara@e-kolay.net
Sent: Thursday, January 06, 2005 11:38 AM
Subject: tasarrufu teşvik kesintileri

 
 sevgili erol kara  sitenize(sitelerinize) bir daldım kayboldum  inanın....
 
teşekkürler elinize kolunuza dilinize emeğinize sağlık....inanın türkiye de insan olmak hele hele çalışan olmak çok zor...işsizlik ayrı bir dert  çalışmaksa çok ayrı..yani aşağısı sakal yukarısı bıyık hikayesi...
benim sorunum epey uzun ve karmaşık...açmış olduğum 2 adet sigortalılık tesbit davası var..birde kafama takılan  ttf olayı vardı onu da nette araştırırken sizin sitenizi buldum ve 3-4 gündür sürekli okuyor ve kendimce önemlileri dosyalıyorum...
 
şimdi  1988 yılında ttf ilk çıktığından beri 1999 yılı eylül ayına kadar çalıştım..primlerim tamamına yakını sigorta primine esas kazanç üst sınırından ( o zamanki adı öyle idi)  yatırıldı...ve sanırım ttf kesintilerimde anladığıma göre bu rakamlardan yapılmış ..fakat ücretim ssk tavanının çok üzerinde idi..yanlış hatırlamıyorsam ücret ssk prim tavanından fazla olabilir bundan ssk kesilemez ama gelir vergisi ve ttf kesintileri yapılabilir deniyordu.zira bazı yıllarda ikramiyelerimiz vardı .onlar da bordroya giriyor ssk primi kesilmiyor fakat gelir vergisi ve ttf kesintisi yapılıyordu.
 
yıllara göre net aldığım ücretler aşağıdaki gibidir. ssk primleri de tavandır.
                AYLIK             SENEDE İKRAMİYE
1988        400.000 tl  +  3 maaş ikramiye
1989        800.000 tl  +  3 maaş ikramiye
1990     1.450.000 tl  +  3 maaş ikramiye
1991     2.800.000 tl  +  3 maaş ikramiye
1992     5.500.000 tl   bu yıl başından itibaren 3 ikramiyeyi maaşlara ilave ettiler
1993   10.000.000 tl
1994   14.000.000 tl
1995   29.000.000 tl
1996   59.000.000 TL
97     115.000.000 TL
98     180.000.000 TL
99     180.000.000 TL-230.000.000 TL- 323.000.000 TL  yani anlayacağınız maaşımıza zam işimize son verdiler 230 ve 323 milyon tl leri birer kez aldım.
 
bunlar net ücretlerimdir.bu ücretler işveren tarafından banka hesaplarıma her ay düzenli olarak yatırılıyordu.yani hesap extresi aldım.ayan beyan işverenin adı soyadı işyeri adı havalenin yapıldığı il ve banka şubesi hepsi yazılı.
bu ücretler brütlendirilirse ssk prim tavanını (o tarihlerdeki)geçiyor.bu işyerine zaman aşımına girmeden sigorta tesbit davası açtı.167 gün de sigortamı iç etmişler..ama o tarihlerde yine ücretim bankaya yatmaya devam etmiş.dava dilekçemde ttf kesintilerininde eksik yapıldığı ve ana para ve nema açısından da kayıplarım olduğundan bahsettim.acaba bir kazanımım olur mu?iş mahkemesi bu konuda geriye dönük karar alırmı.ttf yönünden işverenden tahsili ile ilgili karar alırmı?böyle bir uygulama var mı? cevabınızı acilen bekliyorum...teşekkür ederim...

SORUNLARINIZ SORUNLARIMIZDIR. BİZE YAZIN

Kimden:  cenk karadam <yellowredteam@hotmail.com>
Gönderilme Tarihi:  02 Ocak 2005 Pazar 10:41:34
Kime: 
Konu:  İşten ayrılmaya zorlama
 
 
Merhaba,
Adresinizi hukuku.net ten buldum. size durumumu anlatarak bununla ilgili sorular sormak istiyorum. Yardımcı olursanız sevinirim.
Özel bir şirkette 17 yıldır mühendis olarak çalışıyorum. Bunun 8 yılı holding merkezinde son 9 yılı ise şimdiki alt şirkette geçti. (nakil yoluyla geldim). SSK da 5000 işgününü doldurdum, ancak emekli olmak için yaştan dolayı 3 yıl daha beklemem gerekiyor.
Amirimin son yıllardaki kötü davranışı ve beni ayrılmaya zorlaması sonucunda artık dayanamıyorum ve işten ayrılmayı düşünüyorum.
1. İşten ayrılırken nasıl bir yol izlemem gerekir? İstifa edersem kıdem tazminatını alabilir miyim? Kaç yıllık alabilirim? İstifa ettikten sonra şirketin tazminatı ödememe veya geciktirme durumu olur mu?
2. Bana kötü davranan, herkes içinde aşağılayan, küçük düşürücü konuşan, bağıran amirime karşı hukuksal olarak ne yapabilirim? Olay herkesin içinde olmasına rağmen diğer arkadaşlar kendi geleceklerini düşünerek şahit olmak istemiyorlar.
3. Amirimin bana bağırması karşısında bir keresinde psikolojik rahatsızlık geçirdim. İlaç kullanmazsam aynı davranış devam ettiği için zaman zaman tekrarlıyor. SSK hastanesinden rapor verildiğinde rapor süresince bulunduğun şehrin dışına çıkılmaması zorunluluğu var mı? Çıkılırsa suç mu olur? Ayrıca artık devlet hastaneleri de SSK lılara bakıyor mu?Onların raporu geçerli mi?
Yardımcı olursanız çok sevinirim.
Selam ve saygılarımla,
Cenk Karadam
 

SORUNLARINIZ SORUNLARIMIZDIR. BİZE YAZIN

Kimden : fima    Konu : ALINAMAYAN TTF    Tarih : 25/08/2004 18:40

ADIM RESMİYE DEMİR 
TTF NUMARAM   1051644137
  
1988 YILINDAN İTİBAREN ÇEŞİTLİ KURUMLARDA ÇALIŞTIM.VE TASARRUF TEŞVİK KESİNTİM YAPILDI. KASIM 2000 YILINDA EMEKLİ OLDUM. TASARRUF TEŞVİK NUMARAMI ZİRAAT BANK.ZAR ZOR ALDIM.
FAKAT KARTIM YOK. EMEKLİ OLMAMA RAĞMEN NE ANA PARA NEDE BUGÜNE KADAR HİÇ NEMA ÖDEMESİ ALMADIM. BANKAYA BAŞVURDUĞUMDA İŞYERLERİMDEN DÖKÜM ALMAMI SÖYLÜYORLAR. AMA İŞYERLERİM KAPANDI. BU ŞANSIM YOK. SİZDEN RİCAM BENİ YÖNLENDİRMENİZ. ŞİMDİ NE YAPMALIYIM. ÇÜNKÜ ÖNCEDEN ÇOK ÖNEMLİ OLMASADA ŞU ANDA BU PARAY İHTİYACIM VAR. YARDIMCI OLURSANIZ SEVİNİRİM. TEŞEKKÜRLER

Sayın DEMİR

Paranızın olması için karta pek ihtiyaç duyulmuyor. Elinizdeki numara ile her hangi bir Ziraat Bankasına kimliğinizin aslı ve fotokopisi ile müracaat ettiğinizde adınıza tahakkuk eden paraları alabilirsiniz. Eğer elinizde doküman yoksa bu ya işvereninizi TTF bedellerini ödememiştir ve ya ödemiştir de bunu kayıt altına aldırmamıştır.Bu nedenle  Ziraat Bankası kayıtlarında görülmüyor olabilir.Hadi bunu çalıştığınız bir ya da iki firma yapsın. Firmalar kapansa da kayıtlarını en az 10 yıl süre ile tutmak zorundadır. Çalıştığınız firmaları arayarak bulun. Yetkilileriyle görüşün. .

 

SORUNLARINIZ SORUNLARIMIZDIR. BİZE YAZIN

Kimden:bayirleyali    Konu: Tazminat   Tarih:25/08/2004

Erol Bey Merhaba,   Sitenizin müdavimlerinden birisi olarak kendim ve arkadaşlarım adına yardımlarınızdan dolayı teşekkür ederim.   -------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------- 08/04/1987 tarihinde işe girdim Ekonomik kriz nedeniyle işyeri 12/08/2000 yılında üretimi durdurdu. 12/08/2000 ile 06/11/2000 tarihleri arasında ileriki yıllara ait (2001-2002-2003) yıllık izinler kullandırıldı. (Herhangi bir izin belgesine imza atılmadan)   25 Mart 2001 tarihinde ihtarname çekerek haklarımın ödenmesi talebinde bulundum. Tebligat alındı fakat herhangi bir ödeme yapılmadı. İşverenin daveti üzerine tekrar işime döndüm fakat işe giriş tarihi olarak kayıtlara 25/03/2003 olarak kaydedildi ve SSK girişim bu tarihten yapıldı.Halen bu firmada çalışıyorum fakat geçmiş döneme ait haklarımın ödenmesi için dava açmak istiyorum. İhtar çektiğim dönem için tazminat alabilirmiyim.İşe dönmeyen arkadaşlar açtığı davayı kazandı ve Firmanın faaliyetlerini durdurduğu yargı kararı ile tescillendi. Artık bu firmada çalışmak istemiyorum ayrılacağım fakat geçmişe yönelik haklarımıda kaybetmek istemiyorum.Çalışır iken önceki çalışma dönemi için tazminat talep edebilirmiyim. Değerli önerilerinizi bekler sizden gelecek  tavsiyeler doğrultusunda hareket etmek için sabırsızlıkla bekliyorum. İlgi ve alakanıza teşekkür eder çalışmalarınızda başarılar dilerim.   Ali BAYIR

Sayın Bayır

Daha önce ihtarname çektiğiniz için o dönemdeki haklarınız alabilirsiniz. Bunun için bir avukata durumunuzu ve elinizdeki dokümanları vererek dava açtırabilirsiniz. Ama şu yolu da izleyebilirsiniz. Bölge çalışma Müdürlüğü sonra mahkeme yolu . Olur ki müfettişler yardımıyla da tazminatlarınızı alabilirsiniz.

SORUNLARINIZ SORUNLARIMIZDIR. BİZE YAZIN

Kimden: KUBILAY AKGÜL    Gönderilme Tarihi: 23 Ağustos 2004 Pazartesi 11:28:44    Konu:  İŞVERENLE OLAN UYUŞMAZLIK..

MERHABA EROL BEY BEN BİR İŞYERİNDE KORUMA VE GÜVENLİK GÖREVLİSİ OLARAK ÇALIŞMAKTAYIM 4 YILDIR ÇALIŞMAKTA OLDUĞUM İŞYERİM BENİ BAŞKA BİR KURUMA GÖNDERMEK İSTİYOR BENSE GİTMEK İSTEMİYORUM BU DURUMDA NE YAPMAM LAZIM İSTEMEDİĞİM HALDE BENİ BAŞKA KURUMA VEREBİLİRLERMİ. ŞUDA VAR ŞUAN Kİ ÇALIŞTIĞIM KURUMUN YÖNETİMİ İLE GÖNDERMEK İSTEDİKLERİ KURUMUN YÖNETİMİ AYNI FAKAT İKİ ŞİRKET BİRBİRİNDEN AYRI AYNI KİŞİYE AİT OLAN BU ŞİRKETE GEÇMEK İSTEMİYORUM BU NEDENLE BENİ İŞTEN ÇIKARTIRLARSA KANUNİ HAKLARIMI ALABİLİR SONRADA MAHKEMEYE VEREBİLİRMİYİM ? VERİRSEMDE KAZANA BİLİRMİYİM ? CEVABINIZI BİRAN ÖNCE YAZARSANIZ SEVİNİRİM BU HAFTA İÇİNDE DURUMUM KESİNLEŞECEK BENDE ONA GÖRE POZİSYON ALMAK İSTİYORUM...İYİ ÇALIŞMALAR

Sayın Akgül

4857 sayılı yasa Madde 7 de belirtildiği gibi işçi aynı işverene ait başka kuruluşlarda ya da alt işveren olarak belirlenen yerlerde geçici iş ilişkisi altında çalıştırılabilir. Ola ki işçinin kişilik ve konumunu zedeleyecek bir durum söz konusu olmaksızın.

Kısaca işverenin bir başka kurumunda çalıştırması sizin işten ayrılmanızı  haklı kılmaz. Çalışmak zorundasınız. Yalnız bu tebliği yazılı almanızda fayda var. Zaten haklı sebepten iş akdini fesh etme maddeleri sayılırken böyle bir durumdan söz edilmiyor

SORUNLARINIZ SORUNLARIMIZDIR. BİZE YAZIN

Kimden : bayirleyali"   Konu : Danışma Tarih : 19/08/2004 0:30

 

Sayın Erol Bey,

İş Hukuk konusundaki bilgi ve deneyimlerinizden daha öncede istifade etmiştim. Sıkıntım ile ilgili aşağıda anlatmaya çalıştığı durumum ile ilgili olarak acilen yardımınıza ihtiyacım var.İlgi göstereceğinizi umut ederek saygılarımı sunarım.

            Demir ve Çelik Üretimi yapan özel sektöre ait bir işyerinde 08/04/1987 tarihinde işe giriş yaptım. 2000 yılına kadar işçilikten başlayıp yöneticilik konumuna gelene kadar çalıştım ve       12 Ağustos 2000 yılında firmanın içerisine düştüğü maddi kriz nedeniyle üretime ara verildi.    

12 Ağustos 2000- 06 Kasım 2000 arası yıllık izinlerimize sayılmak kaydı ile izinli gösterildik ve     6 Kasım 2000 tarihinde sonrada ücretsiz izine çıkartıldık. Bu gelişmeler sonrası yeni bir iş buldum ve işbaşı yaptım.Eski işyerime Noter kanalı ile 1475 sayılı iş kanunu 16.maddesi II.bendi “d”fıkrası ile aynı maddenin III.bendindeki ZORLAYICI NEDENLER sebebi ile işveren olarak yükümlülüklerinizi yerine getiremediğinizden dolayı İş Kanunu 18.maddesindeki Akti fesih hakkını kullanma öneli çerçevesinde Kıdem, İhbar, maaş, mesai ve ikramiye alacaklarımın hesaplanarak tarafıma ödenmesini istedim.

 

            Yeni bulduğum işte çalışmaya devam ettim, tekrar iş değiştirdim bir başka firmada çalışmaya başladım. 20/03/2003 tarihinde ihtarname gönderdiğim işyeri tekrar faaliyete geçme hazırlıklarına başladığını ve iş başı yapmam için davette bulundu ve bende davete uyarak 25/03/2003 tarihinde işbaşı yaptım. Halen de çalışmaya devam ediyorum.

 

            İşbaşı sonrası 2003 yılında sürekli avans mahiyetinde ücret ödendi ve açıklanan ücret ile aldığım avans arasındaki fark halen alacak olarak durmakta ve ödeme yapılmamaktadır. Düzenli olarak maaş ödemesi  2 aydır yapılmakta. Aldığım ücret tam olarak gösterilmeyip asgari ücret alıyor gibi gösterilerek prim yatırılıyor. Yıllık izin hakkımızın olmadığı 2000 yılında kullandığımız izinlerden dolayı borçlu olduğumuz söyleniyor. 2000 yılındaki izinlerden doğan alacaklarımız halen ödenmemiş olarak duruyor.

Tüm bu sebepler neden gösterilerek bir gurup arkadaşımız işten ayrıldı. Bende ayrılmak istiyorum   

Çektiğim ihtarname nedeniyle işe giriş tarihim 25/03/2003 olarak kayıt altına alındı ve SSK’da bu şekilde görülmektedir.Geçmiş döneme ait herhangi bir tazminat ödemesi yapılmadı.

 

            Bu bilgiler ışığı altında öncelikle 08/04/1987 ile 06/11/2000 tarihleri arası tazminat hakkımı kaybetmeden işten ayrılmak istiyorum. Nasıl bir yol izlememi tavsiye edersiniz.

 

Yardımlarınızdan dolayı şimdiden teşekkür eder, çalışmalarınızda başarılar dilerim.

 

 Sayfanın devamındaki belgeler fabrikanın kriz döneminde tarafımıza yapılan tebilgatlar.

 

Saygılarımla,

 

Ali BAYIR

bayiralihotmail.com

 

Sayın Bayır

 

Sitemizin müdavimlerinden biri olarak tekrar merhaba... Mektubunuz fazlaca karışık.. Anladığımıza göre firma sizi tekrar işe alıyor. Geçmiş izinlerinizi kullandırmış sayıyor , ama geçmiş yıllar ait aylıklarınızı ödemiyor.  fasılalarla da çalışmış olsanız bile aynı işveren geçmiş dönem kıdem tazminatını ödemediyse son ayrıldığınız tarihe kadar çalıştığınız günleri toplar , kıdeminizi son ücret üzerinden öder. Eğer daha önce kıdem aldıysanız bu kez son  çalıştığınız dönem için kıdem alırsınız ki bir yılı geçmeniz gerekir.

Ayrıca sözünü ettiğiniz belgeler postada bulunmamaktadır.

SORUNLARINIZ SORUNLARIMIZDIR. BİZE YAZIN

Name: Ahmet TURAN  August 18, 2004 22:25:46 (GMT Time)  İstanbul

Merhabalar; Çalıştığım şirket büyük bir holding! Personel olarak yıllardır yapılan ve vageçmeye niyetlerinin olmadığı bazı haksız uygulamalara ilişkin haklarımız ve hareket tarzımızı öğrenmek amaçlı olarak bilginize başvuruyoruz. Şirketimiz bordrolarda maaşlarımızı tam göstermiyor.Ya asgari ücret üzerinden ya da aldığımız net ücreti brüt ücret gibi gösteriyor. Hizmet süresi 8.senenin içinde olan gruptaki biri olarak 3 defa giriş çıkış yapılmış.Son giriş çıkışı holdingin bir şirketinden diğerine doğru yapmışlar.Mayıs 2004'te!! Ancak bu tarihte ben yıllık izindeydim.Ve bana diğer arkadaşlara yaptıkları gibi bir kağıt imzalatmadılar.Ama benimde giriş çıkışım yapılmış durumda şu an. Yani benim için sahte imza veya hiç imzasız bir hareket yapılmış.Bu sahte imzanın işyeri açısından aleyhe ve benim lehime kullanılabilirliği varmıdır? Brodrolar tek nüsha olarak tanzim ediliyor ve o da işyerinde kalıyor.Bordrolarda aylık çalışmamız 30 gün ve 225 saat olarak görünüyor.Mesai ,pazar veya başka bir kalemde detay yok.Yani oralara boş! Kredi kartı almak bahanesiyle gerçek maaşımın gösterildiği yani net (615 milyon) bir İşçi Hesap Pusulası istedim.Kabul etmediler ve ısrar sonucunda 615 milyon brüt gösterdikleri bir hesap pusulası MART 2004 olarak düzenlediler.Şu an o belge bende.Ama aynı tarihe ait SSK kaydına göre 518 milyon gösterilmiş. Bu delil olarak yeterlimi? Giriş çıkış yaptığımız tarihlerde çalıştığımıza ilişkin nöbet çizelgeleri elimizde mevcut. Şimdi sorularımız şunlar.Bu soruların cevabı 87 kişi tarafından merak ediliyor dostlar. 1-Bunlar ışığında haklarımızı azami alabilmemiz için nasıl bir hareket tarzı belirlememiz lazım? 2-İşyeri bazen mahkemelerde işlerin çok çok uzun sürdüğünü söyleyerek o da mcbur kalırsa düşük bir taminatla göndermeye çalışıyor.Veya hiç vermiyor? Mahkeme ne kadar sürer? 3-Bizler bu oyunları örnek göstererek mahkemede başarılı olabilrmiyiz.Ve yeni iş bulana kadar işsizlik aylığı alabilirmyiiz.veya almak i3-Bizler bu oyunları örnek göstererek mahkemede başarılı olabilrmiyiz.Ve yeni iş bulana kadar işsizlik aylığı alabilirmyiiz.veya almak için ne yapmalıyız? 4-Tutacağımız avukatta ne gibi bir vasıf aramalıyız? Hepinize saygılamızı sunuyoruz Not: Hocam kusura bakma metni yazmıştık sığmadığı için 3 parça halinde buraya iletebildik.

Sayın Turan

Başkasının imzasını taklit etmenin büyük bir suç olduğu kesindir. Zararınız varsa savcılığa suç duyurusunda bulunun. Holding bünyesinde işveren aynı görev durumunuz da değişmiyorsa bunda bir sorun yok. Yalnız giriş çıkış yapılıyorsa bu durumda eski haklarınızı almalıydınız.Bordroların bir nüshası çalışana verilmek zorundadır Gösterilen aylık çalışma saati yasaldır. SSK primi ile size verilen yazıdaki fark için SSK'ya suç duyurusunda bulunabilirsiniz. SSK bunun için dava açabilir. Sizin haklılığınızda SSK farkları sizin priminizde gösterir.

Mahkeme hakim ve avukatın iyiliğine ve bulunduğunuz savcılıkta işlerin ne kadar hızlı gittiğine bağlı. Bazen bir bazen iki yıl sürer. Ama kazanırsanız kaç yıl sürerse sürsün piyasadaki en yüksek resmi faiz oranında haklarınızı alırsınız.

Kesin belge yoksa varsayımlarla mahkemeler uğraşmaz. Elinizdeki dokümanlar resmi ve yazılı olmalıdır.Şahitler bile sizi yarı yolda bırakır.

Çıkartılmadığınız takdirde işsizlik tazminatı alamazsınız. Çıkartıldığınıza dair işveren İŞKUR adına belge düzenleyerek bildirmesi ve bir nüshayı size veriri. O belgeyle İŞKUR'a gidersiniz. Çıkartıldınız yine gidersiniz. İŞKUR işverene dava açar. (Geniş bilgi sayfalarımızda bulabilirsiniz )

Avukatınız iş hukukunda tecrübeli olursa daha iyi olur. Daha önce böyle davalara girip girmediğini , kazanıp kazanamadığını bilirseniz daha iyi olur. Genellikle mahkemeler mazlum olarak işçiyi görür

SORUNLARINIZI ZİYARETÇİ DEFTERİNE DEĞİL E-POSTAYA  ATARSANIZ CEVAPLAMAMIZ DAHA KISA SÜREDE OLUR.

 SORUNLARINIZ SORUNLARIMIZDIR. BİZE YAZIN

From: teoman ertok  Sent: Tuesday, August 17, 2004 7:36 PM 

Subject: Cevabınıza istinaden gelişmeler.


  Sayın; Erol bey,  Daha önce size yazmış olduğum sorunuma göstermiş olduğunuz ilgiden dolağı sizlere teşekkür ederim.               Hatırlayacağınız gibi daha önceki sorunumda işverenin yaptığı kötü davranışlar ve çalışma saatlerinin yasal olan süreden fazla olduğunu ve tazminatımı alarak nasıl işten ayrılabileceğimi sormuştum. Cevabınızda uzlaşma yoluna gidilebileceği aksi durumda biraz kurnazlık yapmak gerektiğini söylemiştiniz. İnanın bunların hepsi bu işveren karşısında sonuçsuz kalır ve dahası pisikolojik tedavi görmek zorunda kalırsınız. Ben bu süreç içerisinde aynı işyerinde halen çalışmakta olup bütün bunlardan bıkmış bir insan ile konuştum kısaca bana fazla çalışma yapmak zorunda bırakıldığım konusunda şahitlik yapacak, o kişininde umudu bu vesile ile tazminatını alarak işten atılmak.             Bu destekten sonra ve elimdeki diğer kanıt sayılabilecek güvenlik görevlilerine çıkış saatimi gösteren bir kaç belge ile 06.Ağustos.2004 (Cuma) Günü çalıştığım iş yerine avukatım ve noter aracılığıyla yazılı olarak fazla mesai çalışmalarımın ödenmediğini gerekçe göstererek kanundan doğan hakkım ile iş akdimi fesih ettiğimi ve bu durumdan dolayı hak ettiğim ücretlerin ve tazminatımın ödenmesini istedim. Öğrendiğim kadarıyla bu yazı 11.08.2004(Çarşamba) Günü ellerine geçmiş avukatım kendilerine bir gün süre tanımıştı bu süre içerisinde cevap gelmediği için avukatım bu konuyla ilgili davayı 13.08.2004(Cuma) Günü açtı. İşverenimin şirket avukatları 13.08.2004(Cuma) Günü bana noter aracılığıyla bir yazı göndermişler bu yazı bana 17.08.2004(Salı) Günü ulaştı. Yazıda benim bu şirkette idari personel olarak çalıştığım ve bu yüzden fazla mesai gibi bir hakkımın olamadığı ve bu konuda gayri ihtiyari bir şekilde haklı bile olsam bu durumu 01.08.2004(Pazar) Günü fazla mesai ücretinin ödenmediğini bordromda gördüğümü ve bu tarihten itibaren işverenime 6 gün içerisinde elinde olacak şekilde itiraz etmediğimi bu yüzden benim fesih hakkımın geçersiz olduğunu ve işverenimin 09.08.2004(Pazartesi) Gününden itibaren 3 günden fazla mazeret göstermeksizin işe gelmediğimi ve 2 tanıkla bunu anıtladıklarını ve işverenimin tek taraflı olarak iş akdimi fesih ettiğini ve bu konudan doğan tazminat haklarının saklı olduğunu bildirmişler. Bende hemen avukatımı arayarak durumdan haberdar ettim, bana korkulacak birşey olmadığını böyle bir davranışı zaten beklediğini söyledi.             Benim sizden ricam yukarıda bahsettiğim gelişmeler ile ilgili endişe duymam gereken birşey varmı. Şirket avukatlarının dediği gibi 6 gün içerisinde işverenime ulaşmadığı için benim fesih hakkım ortadan kalkarmı, benim idari personelde çalışıyor olmam fazla mesai kalsam bile mesai ücreti ödenmesine engel ve çalışma süremin haftalık 45 saati geçmesi kanunen yasalmı.             Cevabınızı en kısa zamanda bekler çalışmalarınızda sabır ve başarılar dilerim.         Saygılarımla;     Teoman ERTOK

Sayın ERTOK ; bir avukata sahip olduğunuz için size daha fazla  yardımcı olmamız , avukatınızın işine karışmak ve müdahale etmiş olmak sayılacağından yardımlarımızı burada kesmek zorundayız.

Ama yine de son kez yardımcı olmak babıyla ; 

Aynı işyerinde elan çalışan birinin şahitliği mahkemece kabul edilir. Ama yine de derim ki ben bugün kadar hiç tanık olmadım. Neyse her şeyin bir ilki vardır. Zaten avukatınız bu konuda size yardımcı olacaktır. Arkadaşınızın şahit olarak dinlenmesini de talep edebilir

Fazla çalışma saatlerinin ücretlendirilmesi konusunda yasa ayrım yapmamaktadır. Yasa böyle bir sınıflandırmayı dikkate almaz. Bakınız İş Kanunu Madde 41 - 42 - 43 - 44 - 45 -63 - 64 ....

Fesih bildirimine itiraz için 1 ay içinde dava açarsanız olayı mahkemede çözersiniz. deriz. 

SORUNLARINIZ SORUNLARIMIZDIR. BİZE YAZIN

 

From: nocturama01 Sent: Monday, August 09, 2004 8:56 AM  
Subject:
askerlik sebebiyle işten ayrılma

İyi günler, 
17 aydır çalıştığım iş yerimden askerlik görevim sebebiyle ayrılacağım. Kıdem tazminatı alabilir miyim?   Saygılarımla. 

ASKERLİK BELGENİZİ ONAYLATTIĞINIZDA ALABİLİRSİNİZ erolkarasiteleri.es.tt

SORUNLARINIZ SORUNLARIMIZDIR. BİZE YAZIN

 teoman ertok   Sent: Thursday, August 05, 2004 8:48 PM 

Sn; Erol bey,   

         Öncelikle topluma karşı bu güne kadar yaptıklarınız ve çabalarınız için size çok teşekkür ederim, gerçekten baba bir insansınız.
         Ben 1996 yılından beri özel bir şirkette çalışmaktayım.Bu şirkettin esas kurucusu ve sahibi bundan 3 yıl önce vefat etti ve o günden sonra şirketi şu an 33 yaşında olan büyük oğlu yönetiyor.Fakat çalışanlarına verdiği önem ve davranışı içler acısı, sürekli hakaret, baskı ve istemediği kişilere uyguladığı yıldırma politikası dayanılır gibi değil.  
        Ben bu şirkette satış pazarlama bölümünde çalışıyorum, artık yaptığı baskılara,  onur kırıcı sözlere  ve mesai ücreti vermeden gece geç saatlere kadar çalıştırmasına dayanamıyorum bu yüzden bu işyerinden ayrılmak istiyorum. Fakat taktir edersiniz ki bunca yılın emeğinide yakmak istemiyorum. Son bir aydır gece geç saatlere kadar çalıştığımı ispat edebilmek için kendi hazırladığım mesai bildirim adı altındaki formu geçtiğimiz ay içerisinde kaldığım birkaç günü mesai başlangıç ve çıkış saatlerini yazarak çıkış kapısındaki güvenlik görevlisine imzalattım. Elimdeki bu bilgiler ile bir avukata ne yapabileceğim konusunda danıştım. Kendisi birkaç günlük araştırma sonucu iş hukuku davalarına bakan bir hakimden bilgi aldığını bu belgeler ile işi bırakıp kıdem tazminatı için dava açmam halinde iş verenin ben mesai kal demedim yada bunlar bekçi ile anlaşmalı böyle birşey yoktur gibi savunma yapması halinde davanın benim açımdan kötü sonuçlanacağını söyledi. 
             Bende kendisine 31.03.2004 te tüm hakları verilerek işten atılan atölye şefininde bana tanıklık yapabileceğini söyledim, bana üçüncü şahısların halen bu işyerinde çalışmıyorsa tanıklıkları pek dikkate alınmaz dedi. Sizden ricam ne yapabilirim yada ne yapmalıyım. Hakaretlerini genelde yalnız olduğumuz bir ortamda yaptığı için ispat edemem ama daha fazlada katlanmam artık mümkün değil. Birde yıllık izinlerimi bölerek yada enson olarak yaptığı